© 2018 Erhan Karaca - Davul Dersleri - Kadıköy - İstanbul - erhankaraca1@gmail.com

Davul Dersi | Bateri Dersi | Davul Kursu | Bateri Kursu | Davul Dersleri | Bateri Dersleri | Kadıköy Bateri Dersi | Kadıköy Davul Kursu | Bateri Ders Ücretleri | Bateri Ders Ücreti | Davul Ders Ücreti | Kadıköyde Davul Dersi | Kadıköyde Bateri Kursu

Ara
  • Erhan Karaca

Eğitim Sistemi. Öğretmenler. Veliler. Öğrenciler.

Eğitim Sistemi. Öğretmenler. Veliler. Öğrenciler.

Bu dörtlüden hepsini aynı anda mutlu edebilir misiniz?


Öğretmenlerden başlayalım.

Yıllardır kabul edilmiş, eğitim fakültelerinde okutulan formatlar, pedagojik kuramlar 2020 yılında ne kadar geçerli? Bir öğretmene Mine Craft’tan, Fortnite veya Pubg’den bahsetmesini sağlayan yeni bir eğitmen eğitimi sistemi geldi mi? Çocukların dünyasında var olan şeyleri kendi hayatına da bir şekilde entegre etmiş kaç öğretmen tanıyorsunuz? Yoksa daha çok kendi “doğru görünen” hayatlarını çocuklara entegre etmeye çalışan öğretmenler mi tanıyorsunuz?


Çocuklara sözünüzü dinletemiyor musunuz? Sadece bildiğiniz şeyleri öğretmeye çalıştığınız için olabilir mi?


Peki öğrenme nasıl gerçekleşir?

Öncelikle duygularla. Sonra tekrarla. Bir ders ortamı içinde çocuk o ortamda kendine bir yer bulamadıysa öğrenme gerçekleşmez. O bilgi çocuğun kendi dünyasında bir yer edinmelidir. Bu ancak öğretmenin kendini geliştirmesiyle olur. Bilgi sürekli değişir ancak bugünün öğretmenleri hala 20 yıl önceki diplomalarıyla eğitim veriyor. Bugün doğru düzgün bilgisayar kullanmayı bilmeyen bir öğretmen bir ilköğretim öğrencisi ile nasıl iletişim kurabilir? Mektuptan bahsederek mi?


Eğitim sistemi ne diyor? Yöneticiler ne diyor? Müfredat ne işe yarıyor?

Yıllardır oluşturulmuş eğitim programları, müfredatlar bu kadar doğruysa neden hala haberlerde insanlık dışı olaylar görüyoruz. Neden hala yarışma programları, evlilik programları bir numara? Neden hala dünya çapında yaptıklarıyla örnek gösterebileceğimiz insan sayısı bu kadar az?


Sizin yüzünüzden.

Öğretmenler, yöneticiler, daha üst yöneticiler ve daha da üst yöneticiler yüzünden.


Çünkü siz çocuğa neyi nasıl yapması gerektiğini söylediniz. Yöneticinizin size söylediği gibi. Onun da yöneticisinin Ona söylediği gibi... Sadece düzgün görünmekle uğraşan ama hiçbir kalite yaratamayan insanlar topluluğu yarattınız.


Çünkü hala öğrencinin spor ayakkabı giymesiyle uğraşıyorsunuz.

Çünkü hala defterinin kitabının düzeniyle ilgileniyorsunuz.

Çünkü hala öğrencinin saçıyla ilgileniyorsunuz.

Öğrencinin oturuşuna, sakız çiğnemesine, telefonunu taşımasına takılıyorsunuz.

Çünkü hala öğretmenin sisteme ne kadar katkı sağladığıyla değil, ne kadar uyum sağladığıyla ilgileniyorsunuz.

Çünkü hala öğretmenin giyimiyle, ayakkabısıyla, tarzıyla uğraşıyorsunuz.

Çünkü hala farklı olmayı yanlış kabul ediyorsunuz.


Şimdiye kadar tüm sistemler hep sizin doğrularınızla kuruldu. Bugünün haberlerini yaratan, gelişime açık olmayıp “dünkü gibi” öğretmeye devam eden, çocuklarının önünü açmayıp; yaratabilecekleri, düşünebilecekleri alan tanımadan kafalarına bilgi sokmaya çalışan da sizsiniz.

Dünyayı değiştiren insanlar kot pantolon ve t-shirtle bunu yaptılar. Onlara verilen sistemi olduğu gibi kabul etmedikleri için başarılı oldular.


Peki tek sorun öğretmenlerde mi?

Veliler bu başarısızlığımızın neresinde yer alıyor?

Bugün kaç veli çocuğunun sınıfta kalmasını kabul edebilir?

Bugün bir öğrenci “90 aldım neden 100 değil?” diye sorabiliyorsa bunun bir sorumlusu da velilerdir. Bir şey öğretmenin en iyi yolu o bilgiyi doğrudan vermek değil, o bilgiye ulaşan yolları göstermektir. Böylece öğrenen kişi, parçaları kendi başına birleştirerek yeni yollar keşfeder ve öğrenme daha kalıcı olur.


Peki veliler ne yapıyor?

Çocuğun her eksiğini anında tamamlayan, her problemini çözmek, düştüğünde ayağa kaldırmak için hazır bekleyen bir veli profilimiz var.


Bugünün öğretmenlerine yaratıcı olmaları için fırsat vermezsek, bugünün velilerine çocuklarını rahat bırakmaları gerektiğini göstermezsek, bugünün öğrencilerine kendi başlarına öğrenmeyi, risk almayı, hata yapmayı, tekrar hata yapmayı, hatta aynı konuda tekrar tekrar hata yapmayı ve hatalardan öğrenmeyi öğretmezsek, yarın bugünden farklı olmayacak.

Okuduğunuz, izlediğiniz için teşekkürler.

Sonraki yazıda görüşmek üzere,

Erhan

http://www.instagram.com/erhankaracadrum

30 görüntüleme